19 Eylül 2012 Çarşamba
8 Eylül 2010 Çarşamba
EYLÜL
Ben eylül'ü severim.Ne terletir Ne üşütür,serinletir,üşüdüğünü görünce sarılır sımsıcak öper yanaklarından,saçlarını okşar,kulağına fısıldar.
5 Eylül 2010 Pazar
Her yerde karşıma çıkan bunca zaman okumadığım Ahmet Ümit'i okuma isteği uyandıran.Aslında adında İSTANBUL geçmesi bile okumaya sebep kitabı en kısa zamanda okuyacağım.Öncelikle sizinle kitabın fragman tadında tanıtım filmini paylaşıyorum.
İstanbul Hatırası - Tanıtım Filmi from Gürkan Gürak on Vimeo.
( kaderini sev-belki seninki en iyisidir )
deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
güneş onu yakıp kavurur.
o da tanrı'ya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
"ol" der tanrı. güneş oluverir.
fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
bulut olmak ister. "ol" der tanrı. bulut olur.
rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.
rüzgâr olmak ister bu kez. ona da "ol" der tanrı.
rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
her şey karşısında eğilir.
tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
ordan eser burdan eser, kaya bana mısın demez!
bildiniz, tanrı kaya olmasına da izin verir.
dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı...
bir sabah sırtında bir acı ile uyanır....
bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. ..
"amor fati - nietzsche"
( kaderini sev-belki seninki en iyisidir )
güneş onu yakıp kavurur.
o da tanrı'ya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
"ol" der tanrı. güneş oluverir.
fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
bulut olmak ister. "ol" der tanrı. bulut olur.
rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.
rüzgâr olmak ister bu kez. ona da "ol" der tanrı.
rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
her şey karşısında eğilir.
tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
ordan eser burdan eser, kaya bana mısın demez!
bildiniz, tanrı kaya olmasına da izin verir.
dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı...
bir sabah sırtında bir acı ile uyanır....
bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. ..
"amor fati - nietzsche"
( kaderini sev-belki seninki en iyisidir )
1 Eylül 2010 Çarşamba
KEK ÖTESİ

Tadına baktığım ilk an işte kek budur dediğim ender keklerden biri...
Tarifi işte burda
Malzemeler
-3 büyük, veya 4 orta boy yumurta. ( 4 tane kullandım.)
-1 Su bardağı şeker
-2 su bardağı un, kabartma tozu, bir tutam tuz
-1 çay bardağı süt
-1 çay bardağı sıvı yağ
-1 avuç iri çekilmiş fındık
-17 tane mürdüm eriği (kabın aldığı kadar)
- Vanilya, Limon kabuğu rendesi
-1 kaşık limon suyu
-1 çay kaşığı zencefil
Üzeri için:
-1 tatlı kaşığı ( tepeleme) tarçın
-1 tatlı kaşığı ( tepeleme) esmer şeker
Yapılışı :
-Önce fırın 200 derecede ısıtılır.
-Oda ısısındaki yumurta sarısı ve şeker çok çırpılır.
-Ayrı bir kapta yumurta akları ve vanilya köpürene kadar çırpılır ve şekerli yumurta karışımına eklenir.
-Karışım güzel bir kıvam alana kadar devam edilir.
-Un, kabartma tozu ile birkaç kez elenir. bir tutam tuz ve zencefil eklenir.
-Hazırlanan unlu karışım yavaş yavaş,yumurtalı karışımı söndürmeden,eklenir.
-Oda ısısındaki süt ve yağ da unla dönüşümlü olarak eklenir. Limon suyu ve kabuğu ilave edilir.
-Kek kalıbın zemini yağlı kağıtla kaplanır. Üzeri ve kenarları yağlanır.
-Kek hamuru boşaltılır. Üzerine fındıklar serpiştirilir. Dilimlenmiş erikler yan yana dizilir. Son olarak karıştırdığımız tarçın ve esmer şeker pişime hazır kekin üzerine serpiştirilir.
-Isınan fırında ( 175 derceye düşürülür.) 35-4o dk. kürdan testi yaparak pişirilir.
işte bu kadar...
Fırından çıkınca sıcak sıcak yenirrrrrrr :)
26 Ağustos 2010 Perşembe
KİNYAS VE KAYRA"bir kitap eğer ikinci kez okunabiliyorsa güzeldir.... ya defalarca okunabiliyorsa.. "

Kitabın kapağı beni korkutsada yorumları kesinlikle okumalıyım dedirtti.
İşte tam bir serserilik efsanesi. nihilizm'in uçlarında yaşayan ve hakan günday'ın diğer kitaplarında da adet haline getireceği yolları ayrılacak olan iki kişi. okunabilecek en etkili kitaplardan.
çok şey gördüm beni yüz üstü gömün....
çok sıradan gibi gözüken çok vurucu ve sarsıcı cümleler... bazen kısa bazen sonuna ulaşmak için büyük bir hevesle kosturmanın verdigi haz...
21 Ağustos 2010 Cumartesi
20 Ağustos 2010 Cuma
Sıfır bir değer değildir. Bir sayı bile degildir. Ancak başka bir sayının yanına gelince değer yaratır, tıpkı sevda gibi.
Sevdanın da tek başına değeri yok. İlle de biri olmalı. Sıfır ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır.
Sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır, büyür.sana dese ki biri, "sevdamı al, kendine ekle, bir ömür ile çarp, sonra sonsuza eşitle". yine değeri sıfır mı olur senin için?
SİL BAŞTAN

Son günlerde takıntılıyım "SİL BAŞTAN"a
Niye mi?
Hem okumayı çok istediğim kitabın adı,hemde filmini bunca zaman niye izlemedim diye söylenip durduğum filmin adı.Bu kadar tesadüf olur herhalde.Kitabı en kısa sürede okuyup izlenimlerimi paylaşacağım.Tabiki filmide:)Original ismide pek güzel"Eternal Sunshine of the Spotless Mind"
16 Temmuz 2010 Cuma
Yazının Gizemi
Okuyabiliyordu okumasına da, harflerin dilini çözüp de bunca zamandır fırıncının kızından geldiğini sandığı o ufacık kağıtların,her ekmeğin çıkarıldığı fırının etiketi olduğunu anladığı günden beri ne okunacak bir mektup kalmıştı ortada, ne de hasretle beklenecek o peripeyker sevgili.okumayı öğrenmek,ebediyen yitirmek demekti yazının gizemini...
8 Temmuz 2010 Perşembe
6 Temmuz 2010 Salı
ZAZ JE VEUX
Hayatı boyunca dünyanın hemen hemen heryerinde şarkı söylemiş ve dans etmiş bir maceraperest olan ZAZ, nam-ı diğer Isabelle Geffroy;benim çok hoşuma giden müzikler yapıyor.Sizinlede paylaşmak istedim.
http://www.dailymotion.com/video/xcn628_zaz-je-veux_music
http://www.dailymotion.com/video/xcn628_zaz-je-veux_music
29 Haziran 2010 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
